KÖŞELER

Moralabs Kurucu Ortağı Kamer Kemerkaya’dan “Velinimetimiz Oyuncularımız”

12339492_954398097967422_5929492974316734654_o

KAMER KEMERKAYA

Co-founder, Moralabs

 

Geçenlerde Moralabs’ın bütün sosyal medya hesaplarından id Software’in kurucusu, dünyaca ünlü DOOM oyununun programcısı John Carmack’ın “Oyuncu/Kullanıcı patrondur” sözünü paylaşmıştık. Gerçekten de oyuncularımızı eğlendirmek için sürekli onların isteklerine ve ihtiyaçlarına göre yenilikler ve iyileştirmeler yapıyoruz. Oyun geliştirmede beni heyecanlandıran şeylerden biri de insanlara yani oyuncularımıza dokunmak ve onlarda iyi ya da kötü bir his uyandırabilmek. Bu şekilde verdiğim emeğin karşılığını aldığımı hissediyorum ve çok mutlu oluyorum. Bu yaklaşım üzerinden oyun geliştirme sürecimizi, çevrimiçi bilgi yarışması oyunumuz Düello’da karşılaştığımız örnekler ile anlatmaya çalışacağım sizlere.

Bir hafta sonu bir hatayı çözmeye çalışıyoruz ve yaptığımız değişiklikleri canlı sunucular üzerine attık. Öncesinde kaç kez test yapmamıza rağmen tabiki canlıda hiç karşılaşmadığımız bir hata ile karşılaştık. Bu durumda oyunculardan gelen geribildirimler “Biz hiç test etmiyormuşuz, böyle yazılım olur muymuş, tam Türk işiymiş” şeklinde oluyor. Tabiki test ettik ancak çok kullanıcı olan canlı ortam ile test ortamımız da aynı sonuçlar ile karşılaşmamıştık. Neyse yarım saat içinde biz sorunu çözdük. Ama sevgili oyuncularımız bu yarım saat içinde oyuna girip, sinirlenip hemen store’larda yorum yazmış, 1 yıldızları vermişler. Biz de bu durumlardan kurtulmak için oyuna direk bize ulaşabilecekleri bir bölüm ekledik ve dedik ki karşılaştığınız sorunları hemen store’a yorum olarak girmek yerine bize yazın ve çözelim.

Sonra bizim oyuncularımızla birebir konuşup, yardımcı olmaya çalıştığımız bir kanalımız oldu. Onlar oyun içinden bize yazıyorlar, biz de email ya da bildirim ile onlara cevap dönüyorduk. İşte buradan sonrası çok eğlenceli…

Sizin yaptığınız bir ürünü, hiç aklınıza gelmeyecek şekillerde insanların kullanıyor olmalarına inanamıyorsunuz.

Bir pazartesi sabah ofise yeni gitmişken saat 9 da bir oyuncumuz bizi aradı. Nişanlısını 3 kadın rahatsız ediyormuş ve onların arkadaşlık listesinden çıkmasını istiyormuş. Haftasonu bize bir kaç kez yazmış, ama biz anlamlandıramadığımızdan çözüm bulamamışız. Oyunda rastgele bir oyuncu ile oynadığınızda onu arkadaş olarak ekleyebiliyorsunuz ama onunla sadece oyun oynayabiliyorsunuz. En fazla meydan okuyabilirsiniz ve o da size cevap vermeyebilir. Nasıl rahatsız edebilir diye düşünürken daha 10 dakika geçmeden bir daha bizi aradı ve halen arkadaşlık listesinden çıkmadıklarını, ne zaman çıkacaklarını sordu. Neyse biz durumu anlamadan hemen listeden belirttiği isimleri çıkardık. Sonra anladık ki oyuncular facebook ile bağlı olduğunda, adı ve fotoğrafı göründüğü için facebook üzerinden aratıp bu kişilere mesaj atıyorlarmış. İnsanoğlu işte herşeyi dating uygulamasına dönüştürebiliyor. Biz de bunun üzerine arkadaşlıktan silme özelliğini oyuna ekledik.

Yukarıda iyi ve kötü hisler derken çok ciddiydim. Güzel şeyler herkesin hoşuna gidiyor tabi de. Ah o küfürleri bir görseniz, inanamazsınız. Tamam kabul ediyorum benim bildiğim küfürler bir elin beş parmağını geçmez. Ancak o nasıl bir özgünlük öyle. Peki biz nasıl cevap veriyoruz diye sorarsanız. Bir anne edasıyla “Sorununuzu düzgün ifade edebilirseniz, size hemen yardımcı olabiliriz” diye cevaplıyoruz. İnanmayacaksınız ama ben bu küfürleri de seviyorum. Çünkü oyuncu aslında oyunu çok seviyor ama bir soruna kızıp bu şekilde davranabiliyor. İşte ona iyi ya da kötü birşeyler hissettirmek ile kastettiklerim bunlar. Sevgili oyuncularmız siz yine de güzel güzel yazın bize olur mu?

Düello bir bilgi yarışması olduğu için, oyuncular hem eğlenip hem yeni bilgiler öğreniyorlar. Bu nedenle oyunu daha da çok seviyorlar. Bilmedikleri soruların cevaplarını öğrenmek onlar için çok önemli oluyor. Oyunda biz doğru cevabı göstermiyorduk. O kadar çok doğru cevabı gösterin diye yorum geldi ki biz de sonunda doğru cevabı göstermeyi marketten satmaya başladık. Hatta şu an en çok satılan ürünlerden biri olduğunu söyleyebilirim.

Geliştiriciler çoğu zaman oyun bitip yayınladıklarında herşeyin bittiğini zannediyorlar. Oyun geliştirme sürecinin en güzel kısmı aslında oyununuz, oyuncular ile buluştuktan sonra başlıyor. Onlardan gelen geri bildirimler ile oyununuzun rotasını belirliyorsunuz. Dediğim gibi insanlarda sevgi, takdir, nefret gibi hisler uyandırabilmek bu işin en güzel kısımlarından biri.

Yazımı bitirirken sizinle bir kaç eğlendiğim oyuncu yorumunu da paylaşmak istiyorum.

“Reklamları kaldırın biz bişey ögrenmeye geldik her oyundan sonra size para kazandırmaya değil”

“Size göre İstanbulu kim fethetti ise söyleyin onu işaretleyelim”

“Selamlar Çocuklar için kategorisini niçin kaldırdınız? Eğer geri gelmezse 60 kişi düellodan geri çekilip silecekler haberiniz olsun. Saygılar”

“İyi günler arkadaşım yanımda olduğu halde arkadaşın oyuna girdi diyor acaba yalan mı söylüyorsunuz?”

 

 

“Moralabs olarak oyun, oyunlaştırma ve diğer konularda çeşitli yazılar yazıyoruz.

İlginizi çekerse bizi takip etmeyi unutmayın.

Linkedin/moralabs

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.