Akademi, OYUNDER'DEN, YEREL ETKİNLİKLER

Çocuklar Minecraft Oynamazsa Ne Olur?

Ebeveynler çocuklarının ekran başında çok fazla oyun oynadıklarını düşünüyorlar, belki de sadece… oynuyorlardır

Eğer çocuğunuzun ekran başında çok fazla zaman geçirdiğini düşünüyorsanız yalnız değilsiniz. 2015 yılı anketi gösteriyor ki Avustralyalı aileler “ekran karşısında geçen fazla zamanın” çocuklarının sağlıklarında en büyük tehlikeyi arz ettiğini ve gençlik intiharı, aile içi şiddet veya zorbalık gibi şeylerin daha önemsiz olduğunu düşünüyor.Ekran başında geçen süre çoğu insan tarafından fazlasıyla zararlı bir “bağımlılık” olarak görünüyor, çocuğunu ekran karşısından kaldırıp kitap okutmak, oyuncaklarla oynatmak, dışarıda oynatmak veya egzersiz yaptırmak gibi tercih edilen aktiviteleri tercih ediyorlar. Açıkçası bu yersiz korkuları destekleyen çok az delil var, ancak Avustralya Sağlık Departmanının “Sağlık ve Büyüme” talimatlarını okuyan birisinin ekran karşısında geçen zaman konusunda neden böyle düşündüğünü anlamak kolay.

Onlara göre iki yaşından küçük çocuklar için ekran başında hiç zaman geçirilmemeli 5 yaşın altındaysa 1 saatten daha fazlası olmamalı. 12 yaşındaki çocuklar bile günde 2 saatle sınırlandırılmalıymış.
Peki çocuklar ekran başında oyun oynarken tam olarak ne yapıyor ve bu kötü bir şey mi?İşin aslı, çocuklar arasında fazlasıyla popüler olan Minecraft hakkında araştırma yaparken ekran başında oynamanın ekran başında oynamamayla neredeyse aynı olduğunu gördük. Ve kimse “oyun oynamak” çocuklar için kötüdür demez.

Oyun, sıklıkla pozitif açıdan sosyal, gelişimsel, zihinsel ve fiziksel şeylerle ilişkilendirilir. BM’nin de belirttiği üzere oyun oynamak çocuklar için evrensel bir haktır.

Genel olarak var olan çalışmalar çocukların dijital ortamda oynaması ve eğitim arasında ilişkilendirilir. Ancak işin başka bir boyutu ise, bizimki de dahil , çocukların kendi başlarına boş zamanlarında oynamalarıdır. Bu oyun, her ne seviyede olursa olsun, genel olarak soyut düşünme yeteneği, iletişim, empati ve başarma hissi gibi pozitif şeyler ile bağdaştırılır.

Minecraft 120 milyon ünite satarak çağdaş oyun konusunda fazlasıyla uygun bir örnek. Yaptığımız ankete göre 753 ebeveyn ve neredeyse yarısı kadar 3-12 yaşlarındaki çocuk oyunu oynuyor, genel olarak tablette.Sidney Üniversitesinden Dr. Marcus Carter ve Melbourne Üniversitesinden Doç. Dr. Martin Gibbs’in de yardımcı olduğu araştırmada anladık ki çoğu ebeveyn Minecraft hakkında fazlasıyla olumlu yorumlar yapıyor.

Genel olarak bahsedilen şey “yaratıcılıktı”. Ebeveynler oyun hakkında “yaratıcılığı geliştiriyor” veya “çocuğun yaratıcı olmasına olanak sağlıyor” yorumunu yapıyor ki bu yorumlar ya ortak bir kanı ya da tasarım, inşa veya problem çözmek gibi daha spesifik şeylerden oluşuyor.

Ebeveynler ayrıca Minecraft’ın fazlasıyla sosyal bir doğası olduğundan bahsediyor. Çocuklarıyla beraber “aynı evrende” oynamasalar bile çocuklarının sözlü iletişimlerinin, oyundaki planlar için müzakere etmelerinin ve yapılacak işler için iş birliği ve en önemlisi de takım çalışmasının olduğundan bahsediyor.

Ancak bazı eveveynler ekran karşısında geçen fazla zaman konusunda endişeli. Minecraft hakkında anketimize katılan ebeveynler çocukların ekran karşısında olmayan oyunlara vakit ayırmadığından bahsediyor.

 

Peki Minecraft oynamak tam olarak nedir? Geleneksel oyundan ayrılan yönü nedir ve bu ikisi arasındaki ilişki ve tutarlılık nedir? Bu sorular araştırmamızın cevaplamayı hedeflediği sorular.
Oyunu “sembolik” olarak ele alalım. Gerçek bir oyun alanında bu bir çocuğun bir sopayı at yapması veya hayal gücünün etkisiyle elinde bir kılıç varmış gibi davranması olurdu. Minecraft’ta ise geliştiricinin de planladığı üzere çocuk oyun içi bir obje ile kendisine bu rolü tanımlıyor.

Örneğin, 3 çocuğumla yakın zamanda oynadığım bir Minecraft oyununda karakterlerimiz bir yüzme havuzunu ziyaret etti. Karakterimi direkt olarak suya zıplattım ancak bunu yapar yapmaz beş yaşındaki çocuğum beni yaptığımın yanlış olduğu konusunda uyardı. Daha sonra öğrendim ki oyunun içerisindeki elmas zırh mayo olarak kullanılıyormuş.

“Sosyodramatik” oyunlarında çocuklar gerçek hayat senaryoları üzerinden ilerliyor tıpkı “dükkanlar” veya “okul” gibi. Buna benzer birçok senaryo gördüm Minecraft’ta. Bir ara çocuğum kendi Minecraft dünyasında bir restoran işletiyordu ki ürün tedariğini en büyük çocuğumun işlettiği bir tarladan alıyordu ki kendisi aynı zamanda şehrin otobüs şoförü ve restoranın daimi müşterisi.

Diğer araştırmacılar ise sanal ve sanal olmayan arasındaki bağlantıdan bahsetti. Seth Giddings “Gameworlds: Virtual Media and Children’s Everyday Play” kitabı çocukların sanal oyunlardaki özellikleri dış dünyaya taşıdığıyla ilgili birçok örnekten bahseder.

Çocukların “oyun dünyaları” hem gerçek ve hayali hem de sanal dünyalardan besleniyor. Çocuklar için bu iki dünya arasındaki çizgi, biz yetişkinlerde olduğundan çok daha saydam.

 

Yazar: Jane Mavoa – Melbourne Üniversitesi

Aslından çeviren: Atilla Kabakcıoğlu

Yazının aslı

Atilla Kabakcıoğlu Hakkında

Hacettepe Üniversitesi Alman dili ve edebiyatı öğrencisi olan Atilla Kabakcıoğlu çeşitli sitelerde oyun incelemeleri ve haberleri yazıyor. Oyunder gibi Türkiye’de oyun kültürüne katkı sağlayan bir kurumda editörlük yapan Atilla aynı zamanda IGDA Hacettepe topluluk başkanlığı görevini yürütüyor.

Bir Cevap Yazın