YEREL ETKİNLİKLER

Her Staj Sıkıcı Olmak Zorunda Değildir!

Bir çoğumuz lisans hayatımıza bir veya birden fazla staj eklemişizdir. Yeri geldiğinde mail adresini bulduğumuz her firmaya CV’mizi göndermiş, günlerce cevap gelmesini ummuşuzdur (Ki, evet gelmez o cevap). Moralabs’ın gelen kutusu da her bahar “zorunlu staj” mailleriyle dolup taşıyor. Bazen empati kuruyor, bazen kendi stajlarımızı hatırlıyorduk ki, artık mail kutusu günde ortalama 4 mail almaya başladı. Staj programı açmaya pek hevesli değildik, ne yalan söyleyelim. Genel müdürümüz Kamer Kemerkaya şöyle dile getiriyor bu durumu:

“Doğruyu söylemek gerekirse Moralabs olarak şimdiye kadar stajyer ile çalışmayı çok tercih etmiyorduk. Bunun çok geçerli nedenleri var tabii ki. Bir kaç kötü deneyimimiz oldu. Daha önemlisi küçük bir ekip olmamız dolayısıyla stajyerlere ayıracak çok vaktimiz olmamasından da kaynaklanıyordu.”

Ama baktık ki mail kutusu dolup taşıyor, genç bir ekip olarak “öğrencinin halinden anlayabiliriz” tavrıyla bu ciddi ilgiye cevap verelim dedik. Moralabs tarihinde bir ilk olan Staj Programımızı böylece hazırladık.

6 haftalık bir staj programı olacaktı stajımız. İki yazılımcı ve bir görselci olmak üzere 3 stajyer için öncelikle bir form hazırladık. İşini ciddiye alan bir mobil oyun şirketi olarak, stajını ciddiye alan stajyerleri aradık.  Şaka bir yana, form bir oyun incelemek üzerineydi, çok basit sorular içerdiğini söyleyemeyiz. Gelen 70’e yakın başvuruyu incelemek ise hayli zordu. Gerçekten her soruyu özenle cevaplayan ve bilgisini ispatlamaya epey hevesli bilgisayar mühendisliği ve görsel sanatlar öğrencileriyle karşı karşıyaydık. Zorlu bir haftanın ardından 3 stajyerimizi, 3 Temmuz günü stajlarına başlamak üzere ofisimize davet ettik.

İlk hafta stajyerler kapsamlı araştırmalar yapacak, epey kafa yoracak ve yapmak istedikleri oyun fikrini bulacaklardı. 2., 3. Ve 4. Hafta oyunu geliştirecekler, 5. Hafta da yayınlayacaklardı. 6 hafta ise, feedbackler alınacak ve oyun tekrar düzenlenip yayınlanacaktı. Planımız bu şekildeydi ve açıkçası neler olacağını çok merak ediyorduk. Ya mükemmel bir proje çıkacaktı ortaya ya da hayal kırıklığı ile kapatacaktık staj dönemimizi. 3 Temmuz günü stajyerlerimizle buluştuk. Bilgisayar mühendisliği öğrencileri Mervan ve Samet, animasyon ve çizgi film öğrencisi Süleyman’la o gün tanıştık.

Dumlupınar Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon bölümü öğrencisi Süleyman, ilk günkü heyecanını ve motivasyonunu şu şekilde anlatıyor:

“Bir yandan öğreneceklerim için sabırsızlanıyordum ve hemen işlere girişmek istiyordum. Fikir aşamasına geçtiğimizde sabırsız bir şekilde bu aşamayı geçip çizimlere başlamak için acele ediyordum”.

İlk hafta detaylı araştırmalar yaptılar stajyerlerimiz. “Bir oyun nasıl yapılır”, “oyun fikri nasıl bulunur” gibi konular hakkında makaleler okudular ve Proje Yöneticimiz Kemal Şen’le fikirlerini paylaştılar. Bir hafta boyunca kaba taslaklar hazırladılar ve ortaya bir değil, birden fazla oyun fikri çıktı. Dolayısıyla oylamaya sunduk. Sonuç olarak karar verildi: Yapılacak oyun puzzle türünde olacaktı. Aslında stajyerlerimiz, çocukluğumuzun oyunu Tetris’e bir saygı duruşu olarak ondan esinlenmeyi seçmişlerdi. Fakat biz de henüz ortaya ne çıkarmayı planladıklarını bilmiyorduk. Zamanla gözlerimize inanamadık.

Ardından gelen 2. hafta, çalışmalar başladı. Süleyman, İllustratörümüz Murat Turan ile oyunun görsellerini ve grafiklerini hazırlarken, Mervan ve Samet de Proje Yöneticisi ve Bilgisayar Mühendisimiz Kemal’in yardımıyla kodlamaya başladılar.

Daha sonraki 3 hafta boyunca çalışmalar devam etti, biz de bu süreçte bilgilerimize bilgiler kattık, oyun yapımını basamaklarıyla tekrar yaşadık. Öğle aralarında oyunu deniyor, üzerine tartışıyorduk. Olanca işimizin arasında, kendimizi “yeni oyunun” nasıl olacağı sorusuna kaptırmıştık. Öyle ki, 4. Haftanın sonunda ortaya POPS çıktı. Evet, biz “acaba?” diye başlamışken, baya baya stajyerlerimiz harikalar yaratmıştı:

Mervan, Samet ve Süleyman “oyun bitti!” dediği an telefonların başına üşüştük ve ben açıkçası işten kaytarırcasına oynadım. Oyundan kısaca bahsetmek gerekirse, POPS bir bulmaca oyunu. Oyunun amacı, en az 4 tane aynı renk POP’u yanyana getirerek patlatmak. (Evet bir de, yaratıcılıklarını konuşturup hikayede “renkli yaratıklara” POPS adını verdiler.) Bir de kolaylıklar var, 4 tane bonus hakkınız da bulunmakta. Şöyle bir avantajı da var, oyun bitmiyor! Zaman akıp gidiyor, bir bakmışsınız artık kapatmanız gerekiyor. E tabi, biz de şaşırdık, Kurucu Ortağımız ve Proje Yöneticimiz Kemal olayı şöyle özetliyor:

Stajyerler gelmeden önce yapabilirler mi diye şüphelerimiz vardı. Ama ilk haftadaki performansları ve sonuna kadar devam eden ilgileri sayesinde bizim de onlardan beklentilerimizi üst seviyelere çıkarmamızı sağladılar.”

Oyunun çizimlerini yapan Süleyman oyun bittikten sonraki duygularını şöyle özetliyor:

“Açıkçası üç stajyer birlikte bir oyun çıkaracağımız aklımın ucundan bile geçmezdi ve çok uzak bir hedef gibi görünüyordu. Ancak disiplinli, düzenli olarak ve birlikte çalışarak bunu başardık sanırım. Bence bu fazlasıyla yeterli bir sonuçtu benim için.”

İllustratörümüz ve Sanat Yönetmenimiz Murat yeni stajyerimiz için şunları söylüyor:

“Geçen bu bir ay içinde çok güzel bir projeye imza attılar. (tabi mühendis stajyerlerimiz de çok başarılılar, ama ben bir illüstratör olarak, daha çok görsel tasarımcı arkadaştan bahsetmek istiyorum.) Kendisi bir hayli istekli ve azimliydi. Yaptıkları oyunun tasarımları ve animasyonları oldukça başarılı oldu. Oyun fikri tamamen kendilerinden çıktı ve ben sanat yönetmenliğini üstlendim. Arkadaşımıza teknik konularda ve sanat alanında yardımcı oldum ve açıkçası bende ondan birşeyler öğrendim. Ayrıca çok da eğlenceli vakit geçirdik birlikte. Oyun sektöründe böyle cevherler görmek oldukça memnun edici.”

Bir ay içinde oyun yapmak her yiğidin harcı değildir, hele ki üniversite 3. Sınıf öğrencileri ya da yeni mezunlar için hiç değildir. Ama yeterli motivasyonla, isteyince her şeyin olabileceğini ofisçe hep birlikte gördük. Belli ki, takım çalışması, grup bilinci gibi etkenler de önemli:

“Staja başladıktan sonra mobil bir uygulama için fikir ararken ve bu fikri hayata geçirirken daha önce karşılaşmadığım veya varlığını düşünmediğim engeller olduğunu görüp, bunları diğer stajyer arkadaşlarımla aşarken aldığım haz mobil oyun dünyasına olan bakış açımı değiştirdi. Bunun yanında bir ekiple işbirliği içinde, sıfırdan bir projeye başlayıp bitirmenin kazandırdığı tecrübenin de paha biçilmez olduğunu söyleyebilirim.” diyor Mervan.

Açıkçası staj denildiğinde aklımıza ya “boş boş oturmalar” ya da “çaylaklara kitlenen sonsuz iş” gelir. Bu defa öyle olmadı. Samet’in de belirttiği üzere, staja öğrenmek ve mezun olduğumuzda öğrendiklerimizi pratiğe dökmek için başvururuz. Keşke her staj böyle olsa:

“Telefonda oynanılan en basit oyunun bile ne kadar zorlu bir yapım süreci olduğunun, kendi projemizi yaparken farkına vardım. Stajda en büyük hayallerimden biri olan kendi oyunumuzu yapma firsatına ulaştım, gerçekten büyük bir tecrübeydi.”diyor Samet ve devam ediyor: “Bundan önceki stajım pek verimli değildi Bize “şu işi yap” diyorlardı, yapıyorduk, pek öğretici değildi.”

Biz de bir yandan düşünüyoruz: Belki de sektördeki en büyük sıkıntılardan biri bu. Hevessiz öğrenciler, yorgun yeni mezunlar, ilgisiz çalışanlar, umursanmayan projeler…

Genel Müdürümüz Kamer de fikrini değiştirdi ve bu güzel staj döneminden sonra bu Staj Programı’nı daimi yapmaya karar verdi (haberiniz olsun) :

“Motive olabilen ve yaptığı işi seven insanlarla çalışmaktan her zaman için keyif almışımdır. Bu yılki stajyerlerimiz de böyle insanlardı. Onlarla birlikte çalışmaktan çok keyif aldım. Gerçekten nerdeyse 1,5 ay gibi kısa zamanda çok güzel bir oyun yaptılar ve bir başarı hikayesi yarattılar bence. Tabi Moralabs olarak onlara sağladığımız ortamın da bunda katkısı olduğunun farkındayız. Ama gelecek iş arkadaşlarımızı görmemiz açısından çok umut verici oldu.”

Oyun bitti, staj dönemi sona erdi. Sonucu ise şöyle: Moralabs bu staj programıyla Türkiye’de mobil oyun sektörünün geleceği hakkında biraz daha umutlandı. Yazılımcı ve illüstratör adaylarının bu motivasyonu devam ettiği sürece Türkiye’den nice Tetrisler, Snakeler, Candy Crushlar, Angry Birdsler çıkabilir. Öğrencilerin oyun sektörüne olan hevesi ve isteği arttıkça,Türkiye’nin oyun sektöründe hatrı sayılır bir ülke olacağı kesin. Açıkçası bu konuda elinden geleni yapan bir mobil oyun şirketi olarak daha da iyisini yapabileceğimize inanıyoruz. Umuyoruz ki, bu sektörün gelişmesi adına farkındalık artacak. Ve yine umuyoruz ki Moralabs’ın bu gelişimde katkısı olacak. (Takipte kalın!)

POPS’u bu linkten indirebilirsiniz:

https://goo.gl/xkxKbS

moralabs Hakkında

2013 yılında kurulan Moralabs, çoklu platformlara mobil oyunlar geliştiren bir oyun stüdyosudur. Deneyimli bir ekip ile dünya kalitesinde oyunlar ve uygulamalar geliştirmeyi amaçlamaktadır. Kaliteli bir çalışmanın farklı disiplinleri biraraya getirerek oluşacağına inandıkları için geliştirdikleri projelerde profesyonel ses sanatçıları, çocuk gelişim uzmanları ve psikologlarla birlikte çalışmaktadır. Ankara, Bilkent Cyberpark'ta çalışmalarını sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın