KÖŞELER

Crowdfunding, Overfall ve Türkiye’de Oyun Geliştirmek

overfallGeçtiğimiz hafta Pazartesi günü Pera Games’in geliştirmekte olduğu Overfall adlı roguelike tactical RPG oyun Kickstarter’a çıktı. Overfall bu kampanyayı başarıyla tamamlayacak ama tahminimce bu oyun Türkiye’de değil de, Kuzey Amerika ya da Avrupa’da bir ekip tarafından yapılmış olsaydı çoktan hedeflediği rakamın çok üstüne çıkmış olurdu. Sebepleri uzun, anlatmaya çalışayım.

2013 Ağustos’unda Monochroma’yı Kickstarter’a koymadan önce ilk düşündüğümüz şey Türkiye’deki insanların ilgisini çekebilmek için önce duayen bir iki isimden oyunla ilgili quote istemek olmuştu. 2013 Mart ayında gittiğimizde birkaç dergi yazarını, Kellee Santiago, Vander Caballero gibi ünlü yapımcıları sıkıştırıp oyunun ilk oynanabilir versiyonunu gösterip mail adreslerini aldık. Daha sonra da bu insanlara bir mail atıp, böyle bir kampanya başlattığımızı ve oyunla ilgili görüşlerini videoya koymak istediğimizi söyledik. https://www.kickstarter.com/projects/445804219/monochroma/description ‘da paylaştığımız video bu şekilde oluştu.

Proje başarıya ulaştıktan sonra kampanyayı nasıl yaptığımızla ilgili e-mail ve telefonlar bitmek bilmeyince, Kickstarter ve kendi kampanyamız hakkında düşündüklerimi ve yaptıklarımızı şöyle bir makalede yazdım. Şu an yazacaklarım bu yazının devamı kabul edilebilir: http://gamasutra.com/blogs/BurakTezateser/20131022/202914/A_Retrospective_on_the_Kickstarter_Success_of_Monochroma.php

 

Kickstarter’da kimler ne sırayla bağış yapıyor?

Şu makalede http://blog.fundly.com/post/102920362028/how-to-get-supporters-to-your-crowdfunding paylaşıldığı gibi, Kickstarter’a ilk iki gün bağış yapanlar genelde sadece tanıdığınız insanlar oluyor. Başkaları projeyi ilginç bulsalar da, bir süredir Kickstarter’da olan bir projeye kimsenin bağış yapmamış olması çoğu insanı ürkütüyor.  Tam tersine kısa zamanda büyük bağış toplayan projelerse insanların zafer sarhoşluğu içinde projeye daha da fazla destek olmasına yol açıyor.

Yakın çevre ve arkadaşlarınızdan sonra gelmesi gereken kitleyse arkadaşlarınızın arkadaşları. Bu kitlenin gelmesi arkadaşlarınızı gerçekten ne kadar ikna edebildiğinize göre değişiyor. Yani bir arkadaşınız size olan arkadaşlık sorumluluğundan dolayı paylaştığınız projeye 100 dolar da 1000 dolar da bağış yapabilir ama önemli olan o projeye gerçekten inanıp kendi çevresindeki insanları da projeye destekçi olmaya çekmesi.

Kickstarter’da bağış yapan üçüncü halka ise parçası olduğunuz topluluklar. Okulunuzun, üniversitenizin mezun grupları,  şehrinizdeki ve hatta ülkenizindeki tüm oyuncular bu kategoriye giriyor. Bu insanlar normal bağış yapma sebeplerinin dışında bir de gurur duyacakları bir başarı hikayesi yaratma isteğindeler. Bu dalgayı yakalayabilen projeler çok büyük meblalar toplayabiliyor.

Son halka ise  ekibinizle ve sizinle alakası olmayan sadece oyunu ilginç bulduğu için destek veren kesim. Bu halka aslında hep var ama bu halkanın projeye ne kadar destek olacağı tamamen önceki halkaların ne kadar başarıyla aşıldığına bakıyor. Bir kere en başından Kickstarter’da bir projenin öne çıkması ne kadar bağış toplamış olduğuna bakıyor. Yani eğer çok ünlü bir oyun geliştirici değilseniz Kickstarter’a konup da kendiliğinden başarılı olabilen bir proje pek yok.

 

Overfall

Overfall’un Kicksarter projesi dikkatle ve özenle hazırlanmış bir proje. Nerdeyse örnek bir Kickstarter projesi. Oyun olarak niche ama popülerliği giderek artan bir kitleyi hedefliyor ve her şeyiyle kaliteli bir yapım olduğu anlaşılıyor, orjinal bir görsel dil kullanılıyor. Videosu, metni hatta update’leri bile düşünülerek hazırlanmış.

Pera Games’in kurucusu İbrahim Yıldırım 2005 yılından beri oyun sektöründe olan, Hükümran Senfoni projesinde çalışmış, sonrasında Peak Games’in kurucu kadrosunda bulunmuş tasarım kökenli ve şimdi kendi şirketini kurmuş bir girişimci. 10 senedir çalıştığı oyun sektöründe her alandaki problemleri iyi görmüş ve Overfall projesiyle de bunu kanıtlamanın peşinde.

Bulut Karakaya Sabancı Üniversitesi üstünde, Carnegie Mellon’da masterını yapmış, üniversitede oyun geliştirme üstüne asistanlık ve bir çok oyun şirketinde geliştiricilik yapmış, Türkiye’deki en önemli oyun programcılarından bir tanesi. Bulut’un Amerika’da herkesin tanıdığı, bildiği bir şirkette değil de Türkiye’de bir oyun girişiminde çalışıyor olması, Türk oyun sektörü için aslında büyük bir şans.

Ekibin kalanı ise genelde güzel sanatlar temelli ve özellikle hepsi Blizzard’ın bir oyununu yıllarca oynamış insanlar. İbrahim’in takımı oluştururken en çok dikkat ettiği şeylerden biri herkesin sağlam birer “gamer” olmasıydı ki proje ortaya çıkarılırkenki ruh yeterince güçlü olsun.

Böyle bir ekibi ve projeyi dünyanın neresine koyarsanız koyun başarılı olur. Her şeye rağmen Türkiye’de de başarılı olacaklar. Umarım yeni projelerini de burda yapmaya devam ederler, çünkü sektör olarak her sene ciddi anlamda yurtdışına beyin göçü veriyoruz.

 

Akıntıya karşı kürek çekmek

 

Türkiye’de oyun şirketi kurmanın zorlukları başka bir yazının konusu olsun. Ekosistemin güçsüzlüğü, geliştirici azlığı, var olan geliştiricilerin tecrübesizliği, yatırımcıların ya olmayışı ya sektör konusunda zır cahil oluşu, girişimcilerin elinde marketle ilgili çok az bilgi oluşu ve Kanada’da bile devlet girişimcilerin giderlerini yarı yarıya düşürürken Türkiye’de sektöre yönelik desteklerin azlığı ve uygulanabilirliklerindeki problemler yaz yaz bitmez. Bir de bunlar üstüne kamuoyunun ve hatta oyuncuların kendisinin oyun geliştiricilere bakışları var. Bir futbolcu ya da magazin ünlüsünün yüzde biri kıymetimiz yok, hatta çoğu zaman negatif bir algımız var.

Gazetelerde çıkan oyun haberlerinin çoğu negatif konotasyona sahip zaten. “Oyun oynarken öldü”, “Oyun oynadı, cinayet işledi” dışında pek haber göremiyoruz. Teknoloji köşelerine çıkabilen bir geliştiricimiz de yok bildiğim kadarıyla. Oyun siteleri ise Türkiye’de olan bitenlerle fazla ilgilenmiyor, çünkü böyle bir talep yok. Sercan Şengün bir yazısında Türk geliştiriciler ve Türk oyuncular arasındaki etkileşimi ele almıştı. Yaznın başlığı kendini anlatıyor aslında “Türkler yaptıysa bi cacık olmaz…” vs “Türkler cin ali bile yapsa desteklerim”.

Bu ilişki sağlıklı değil ve iki yaklaşım da geliştiricilere zarar veriyor. Kendine aşırı güven ve güvensizlik arasında gidip gelen bu tutum, korkuları ve ihtirasları etkisinde cebinde silahla dolaşan yeni yetmelerin haline benziyor. Monochroma’nın Kickstarter’ı için yaptığımız Kellee Santiago ve Vander Caballero quote’ları bu yaklaşımı ciddi oranda kırmayı başarmıştı. Dolayısıyla başarılı bir Kickstarter projesi geçirebilmiştik. Türk basını oyuna eser miktarda ilgi gösterirken, yurtdışında büyük bir dergide Monochroma haberi çıkmasının hemen ertesinde, 3 ayrı televizyon kanalına konuk edilmiştim ve hem oyun basınında hem de diğer kanallarda oyundan beni şaşırtacak derecede fazla bahsedilmeye başlanmıştı.

Aynı ilgiyi oyun çıktığında da beklerken, oyunu problemli çıkarmamız üstüne Gamespot’un verdiği “4” skorlu kötü eleştiri, çok daha sert bir şekilde yerli basında (yazarını tanıdığım bir iki yazıyı tenzih edebilirim) ve oyuncular tarafından tekrarlanır oldu. Öyle ki Gamespot’ta bahsi geçen bug’ları hemen o hafta temizlemiş olmamıza rağmen, haftalar sonra çıkan bir yazıda hala aynı sorun varmışçasına bahsediliyordu.

Sözün kısası Overfall’la ilgili yurtdışından henüz iyi ya da kötü bir eleştiri gelmedi. Bizim basınımız ve Türk oyuncusu da oyuna karşı nasıl bir tutum takınması gerektiğini henüz bilmiyor. Proje her şekilde başarılı olacak ama çok başarılı olması ve Kickstarter’ı ucu ucuna alabilmesi arasındaki fark bu güvensizliği kırabilmesine bakıyor. Yazının ikinci bölümünde bahsettiğim üçüncü halka yani “topluluklar” devreye girebilmeli ki Kickstarter üstünde de proje trafiği artsın ve bir Banner Saga başarısı yakalanabilsin. Çünkü Banner Saga’nın Overfall’dan tek farkı Stoic Games’in Texas’ta, Pera Games’inse İstanbul’da olması. İki oyunu da yakından tanıyan ve türün seveni olarak objektif bir şekilde Overfall oynamayı tercih ederim.

Crowdfunding, Overfall ve Türkiye’de Oyun Geliştirmek” üzerine bir yorum

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.